Erişilebilirlik
BARÜ Bilim Kafe’de Gazze’de yükseköğretimin geleceği değerlendirildi
16 Eylül 2026
Bartın Üniversitesinin (BARÜ) Bilim Kafe etkinliğinde Gazze’de yaşanan savaşın yükseköğretim üzerindeki etkileri ve öğrencilerin eğitim mücadelesi anlatılırken akademik dayanışmanın önemi vurgulandı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) öncülüğünde 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle başlatılan “Gazze için Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında Bartın Üniversitesi (BARÜ) Bilim İletişimi Ofisi tarafından bir program düzenlendi. “Bir Varoluş Mücadelesi: Gazze’de Yükseköğretimin Geleceği” başlıklı etkinlikte Gazze’de yükseköğretimin mevcut durumu, eğitim ve bilim altyapısının yeniden güçlendirilmesi için atılabilecek adımlar konuşuldu.

Gazze’de yıkımın eğitim boyutuna dikkat çekildi

BARÜ Çeşm-i Cihan Konferans Salonu’nda Rektör Prof. Dr. Ahmet Akkaya ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinden Prof. Dr. Mahmud Kaddum’un konuşmacı olarak yer aldığı program, Gazze’de yaşanan insanlık dramına yönelik kısa filmin izlenmesiyle başladı. Ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Mahmud Kaddum, Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana çok sayıda insanın yerinden edildiğini, sivillerin ve yaşam alanlarının ağır yıkıma uğradığını ifade etti.

Prof. Dr. Kaddum, “Gazze’de yaşanan yıkım sadece fiziksel bir yıkım olarak değerlendirilemez. Bir toplumun akademik mirasının, bilimsel hafızasının ve eğitim altyapısının zarar görmesi, o toplumun geleceğini de doğrudan etkiliyor. Hukukçuları, bilim insanları, araştırmacıları ve mühendisleri olmayan bir toplumun yeniden ilerlemesi son derece güçtür. Gazze'de şu an eğitime devam edilebilmesi için ciddi bir emek veriliyor. Kampüslerin kısmen veya tamamen yıkıldığına ilişkin veriler var. Bu  noktada Türkiye’nin Gazze’de yükseköğretimin güçlendirilmesine yönelik girişimleri emsalsiz bir dayanışma örneği teşkil ediyor. Ben de Gazze’yi uzaktan izleyen bir akademisyen değil, aynı zamanda Filistinli bir annenin evladı olarak sizlerin desteğine şahidim.” dedi.

Rektör Akkaya: “Eğitimin yok edilmesi bir toplumun geleceğinin yok edilmesidir.”

Rektör Akkaya ise YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın “Bu defa Bilim Kafeler; Gazze’nin öğrencilerinin, akademisyenlerinin, bilim insanlarının ve üniversitelerinin sesini Türkiye’nin dört bir yanına duyuracaktır.” sözlerine atıfta bulunarak başladı. Ardından Mehmet Akif İnan’ın “Mescid-i Aksa” şiirini okuyan Rektör Akkaya, Gazze’de yükseköğretimin karşı karşıya kaldığı ağır tahribatı ortaya koyarak “İsrail'in Filistin eğitim sistemine yönelik saldırıları, akademik literatürde farklı teorik kavramlarla açıklanmaktadır. Birleşmiş Milletler uzmanları eğitim sisteminin sistematik biçimde yok edilmesini ifade eden ‘scholasticide’ kavramını kullanmaktadır. Bilinçli ve kasıtlı olarak gerçekleştirilen bir durumu ifade eden bu kelime, bir bölge veya bir milletin gelecek çabalarından mahrum edilmesi ve kasıtlı olarak eğitim imkânlarından mahrum bırakılmasıdır.” diye konuştu.

“Bilim insanları olarak Gazze’nin sesini duyurmalıyız”

Gazze’deki insan kayıplarının da yükseköğretim camiası üzerindeki ağır etkisine dikkat çeken Rektör Akkaya, “Bir ülkenin yükseköğretimi yok olursa o ülkenin bilgi birikimi, teknolojisi, birlikte yaşama kültürü aslında yok olur. Üniversiteler olarak biz ne yapabiliriz? Gazze’yi ele alan yayınlar, WoS ve Scopus kimlikli yayınlar yapmalıyız. Akademisyenler olarak yazdıklarımızla farkındalık oluşturmalıyız. Gazze’yi her yerde anlatmalıyız. Geçtiğimiz yıl bu konuda birçok etkinlik yaptık, Üniversitemizin birimlerinde boykota devam ediyoruz. Gazze’den gelen öğrencilerimize kapımız sonuna kadar açıktır. Uluslararası platformlarda Gazze’ye yönelik hassasiyeti canlı tutmalıyız.” diye belirtti.

Programda ayrıca Rektör Akkaya'ya Filistin Öğrencileri Derneğini temsilen katılan bir öğrenci tarafından plaket takdim edildi. 
“Bir Varoluş Mücadelesi: Gazze’de Yükseköğretimin Geleceği” başlıklı Bilim Kafe etkinliği, Gazze’de yaşanan insanlık dramının bitmesi, eğitim ve bilimin yeniden hayat bulması temennisiyle sona erdi.

BARÜ İletişim Koordinatörlüğü

 

Fotoğraflar